Bilogcu

8/2/2007 - Ben bıraktım sizde bırakın beni ey Keder!

    Artık olan olmuş, giden gitmiş, acılar bedenimi sarmış, kalbim kırılmıştı. Onunla geçen her saniye tekrar saat ibresinde görünmeye başlayınca vücudum yeniden o duygularla doluyor ama acı ve keder bedenimi tekrar esir ediyor. Esir olan sadece bedenim değildi tabi. Duygularım, umutlarım, hayallerim ve sevgim. Sanki artık başkasına verecek bir sevgi kalmamıştı bende. ya onları esir almış, yada hepsini yok edip gitmişti.

      Ben artık hayata bağlanmayı ve hayatı hayat gibi yaşamayı istiyorum. Ruhumun esaret zincirlerini ne zaman kıracağını bilmeden yürüyorum artık bilinmezlere. Yaradana el açıp yalvarmak ilk başvurmamız gerek şey olduğu halde biz insanlar için her zaman son çare olmuştur elbet. Bir çift elin avucuna sığacağı rahmetin ne kadar olacağı bilinmez ama blog dostlarımın açacağı her avuç sahrada bir deniz oluşturabilecek güçtedir kesin.Saygılarla!

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

9/1/2007 - Candan Öte, Canandan Öne

Canından çok sevdiğin bir insanın başka birini canından çok sevdiğini bilmesi ve bunu bile bile yapması ne kadar acı kim bilebilirki!

Sanki onun ölü vücudunu taşıyorum zihnimde!

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/1/2007 - HEr şeyde, HEr yerde SEn

Gözlerim öylesine buğulu ki,

Senden ötesini göremez oldum.

Her şeyde sen, her yerde sen

Keşke gerçekten yanımda olsan

Islattığım yastığım tek sırdaşım

Dinlenen müziklerin başrolünde yine hep sen

Kaşığımda görünen yüzün tersi de sen düzü de sen

Avucumdan dökülen kanın çizdiği şekil bile sen,

Ağzımdan dökülen kelimelerin baş harfi yine sen,

gözlerimden süzdüğüm yaşın bıraktığı iz sen,

kulağımın duyduğu ses tonu aynı sen

Elimin dokunduğu her ten,

Dudağımın değdiği her tat halen sen..

Her şeyde, her yerde hep sen...

                                                   bilogcu®

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/1/2007 - Korkağım Ben

Ne kadar korkak biri olduğumu dün gece tekrar anlamış bulunmaktayım.

Ellerim titriyor, gözüm kararıyor ve adeta eski günleri tekrar yaşayacakmışçasına başım dönüyordu.

Ne yapacağımı, nasıl hareket edeceğimi bilemedim. Ne kadar korkak olduğumu apaçık gördüm dün gece. Ölümü düşünürken sadece ben kimim, nerden geldim, nereye gideceğim düşüncesini aklımdan geçiriyordum.. Evet ben ne kadar korkağım ki, hayatım boyunca samimi bir şekilde ölüm ötesini düşünmüyor, ama ölüm kapıyı çalmaya gelince korkaklığımı ele veriyor ve kendi çıkarlarım doğrultusunda cennete gidebilmek için elimden gelen duayı okuyordum.

Evet dün yaşadığım depremden sonra ne kadar korkak olduğumu bi daha anladım.

HEm hayata hem de kendi gerçeklerime karşı...

 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

4/1/2007 - Yok Bişi...

Yazmak, varolmak, varlığını duyurmak...

Bu kelimeler o kadar birbirine yakın ki!

Yazarken kendi hüzünlerimi, acaba deva bulurmuyum yaralarıma..

Çıkmazlarıma bir yol açılırmı kimbilir?

Yoksa çıkmazlarda tıkanıp öylece kalakalmakmı benimki...

Yazmak ne büyük bir nimet..

Yazmayı bu kadar sevmesem başlarmıydım hiç bu siyah kalemle yazmaya..

Kalemin ucundan dökülen kömürün isi bana bu kadar bulaşmışken, nasılda ak sayfa sunabilirim size..

Derdime ortak olmanızı nasıl isterim, dert bu kadar bulaşıcıyken..

Ama yinede siz bana bakmayın..

Dedim ya, Yok bişi...

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Yok bişi...

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Harbi Yazanlar